PUŞİLİM İlk aşkımız lise bir de başladı lise ıkıye kadar devam etti son gunlerde tekme yedik ama yıne ondan kopamadım ama biliyorum gün gelecek barişacaz ama barişmasa bile aşki yüreyımde olacak puşililumun kara gözlü güzel sen şimdi okuyosun bense senı göremedıkce hasretımnden yanıyorum gel kacalım beraber aşkımız sonsuz olsun yollarda birbirimizi görürüz göz göze geliriz ama ben bullep te sen se az aşaği taraftankoyünun adını demek ıstemem cünkü sen deme mi istemezsin bılırsın seni ne kadar sevdiyimi ö yüzden seni kıramam puşi takasın boğazına sacları sarkarsın omuzundan aşağa her gördüyüm de selam verirdin şimdi ne oldu sana ....?
SÖZ:Serdar Parlak Ekleyen gökhan parlak
SENİ DİYORUM İSTANBUL Seni diyorum İstanbul!
Seni yaşamak, sende yaşamak güzel şey. Sel olup göklerden akan yaşlarınla da sevilmeye değersin, baharda çiçek açan ağaçlarınla da… Yaprakların arı, gökyüzü griyken de sevgilimsin, bembeyaz gelinliğini giyip içimi titrettiğin anda… Uyandığım günün sabahında aynada kendime günaydın demeden sana sesleniyorum; günüm seninle aydınlandı İstanbul diye… Bazen aklıma esiyor tüm günümü sana ayırıyorum. Karış karış dolaşacağım diyorum seni. Bu gezide bana eşlik eder misin İstanbul? Çamlıca’dan boğaza karşı kahvaltımı ederken bir serviste sana açtırayım mı? Sonra Salacak’ta kız kulesine karşı kahvemi yudumlarken bir kahvede sana söylesem? Ya fotoğraf çekerken senden bana modellik yapmanı istesem? Bak, Topkapı Saray’ı görünüyor karşı sahilde. Hadi kalk birlikte gidelim oraya, ya Süleymaniye Camii’ne ne demeli? Günümüze kadar değişen çevresine inat hala ilk günkü ihtişamıyla ben buradayım diyor… Hay Allah! Nasılda atlamışım arada. Bak küsmüş Ayasofya bana, unuttum sanmış onu. Oysa onu unutmak geçmişi unutmak, kendini unutmak, tarihi unutmak değil midir? Asırlardır ayakta duran, iki büyük imparatorluğun hüküm sürdüğü bir garip Ayasofya… Seni nasıl unutabilirim ki? Kültürlerin çatıştığı, insanların çatıştığı dönemlere şahitlik ettin. Onların elinde hasta oldun. Ama kaybetmedin gücünü hiçbir zaman. İşte… Bugün hala ilk günkü güzelliğin, ilk günkü zarafetinle hala ayaktasın… Sen aklıma gelince içimdeki umutsuzluklar gidiyor, hayata olan küskünlüğümden eser kalmıyor. Güç veriyorsun bana Ayasofya’m… Ve İstanbul’a çok yakışıyorsun… Gözüm biraz daha yana kayıyor üzerinde oturduğum kayalıkta. Osmanlı’nın bin bir emekle İslam âlemine ve İstanbul’a kazandırdığı o muhteşem yapıtı görüyorum… Sultanahmet Camii… Aklıma hemen ramazan ayı geliyor. İki minarenin arasına gerilen mahyalarda yazan “On bir ayın sultanı” notu seninle ayrı bir güzellik kazanıyor. Hele bu ayda düzenlenen bin bir direk şenlikleri… İftarımızı açmak için minarenden yankılanacak ezanı beklemek ve onu dinlerken içimi kaplayan huzurun etkisiyle gözlerimden akıttığım yaşlar… Ve sonrasında beni içine çekişin… Sen, ayrı bir güzelsin Sultanahmet. Duymasın Ayasofya ama beni bu semte çeken aslında sensin… Hadi kalk İstanbul, kalk gidelim. Uçsuz bucaksız maviliklerine açılalım Marmara’nın. Bak adalar bize göz kırpıyor, şarkılarla çağırıyor bizi. “Ada sahillerinde bekliyorum, her zaman yollarını gözlüyorum…” Kalk İstanbul hadi, kalk. Daha fazla bekletmeyelim onları. Hasret çok acı İstanbul, yakar canını. O yüzden şimdi kalk… Ekleyen İbrahim Okumuş
UNUTMAYACAĞIM... Ben sana kahrolmuşum Sana şiir yazmayacağım. Artık benimle yaşamıyorsun Seni artık aramayacağım.
Böyle daha güzel olur Belki bir başka sevdma koşan olur. Belki bir başka sevda beni bulur Ama senin sevgini unutmayacağım. İlk aşkımdın Sen canımdın Sen kanımdın Sen benim her şeyimdin. Senin ilk aşkın olamadım Seninle bir dost kalırız demedin. Aldın gönlümü vermedin Ama senin sevgini unutmayacağım. Gurbetteki Hayat Ekleyen Muhammet PINALOĞLU _____________________________________________________________ GURBETTEKİ HAYAT/ M. PINALOĞLU Gurbetteki hayat adlı şiir kitabı çıkardım, Çıkarmasına ama seni bir türlü unutamadım.
Hiç kaybolmadın ki, hep seni yazdım, Hep sen vardın, yalnızlığıma ağladım. Aklımda yine sen vardın, Hiç tanışmamış olsaydık keşke Gülmek istedim, gülemedim İşte bu, Gurbetteki Hayat. Bir yanda aile özlemi, Bir yanda yar özlemi. İşte bu hayat özlemi, Zorda olsa, bu gurbetteki hayat. Gurbetteki hayatı yazabilir misin? Gurbetteki hayatı anlatabilir misin? Bu hayatı sen değil, yaşayan anlatır, Ben kendimce yazdım, sen yazabilir misin? Bur da yalnız olma, özlem çekme Delice aşık olma, gönül al, gönül verme. Yazıklar olsun bu halime, Bulamıyorum kendime bir çare Ne desem, ne anlatsam yalan olur Küsmüşüm, darılmışım, elbet bir gün Bende senin gibi güleceğim, Gurbetteki Hayat... Ekleyen Muhammet PINALOĞLU _____________________________________________________________
ARAMIYORSUN... Beni neden kendine aldın Beni şimdi yalnızlığa bıraktın Sen sevgi dolu bir hanımdın Şimdi beni neden aramıyorsun.
Sana olan bu sevgim Ne olacak benim halim Sen benim dengim Şimdi beni neen aramıyorsun. Kendimi sana zorla vermedim Yalnızlığımda seni andım, seni istedim Senin sevgine sitem etmedim Şimdi beni neden aramıyorsun. Gurbetteki Hayat 27. 04 1998
Ekleyen Muhammet PINALOĞLU _____________________________________________________________ O SICAK NEFESİNE Her geçen gün seninle yaşıyorum Geçen günlerimde seni unutamıyorum. Sana her gün daha yakın oluyorum Hasretim o sıcak nefesine. Sen böylemiydin Benim için bir taneydin. Sen sevgini anlatamadın Hasretim o sıcak nefesine. Öyle hasretim ki, o konuşmana Öyle hasretim ki, o gülüşüne. Dayanamam o sıcak nefesine Hasretim o sıcak nefesine... Gurbetteki Hayat 12. 05.1998 Ekleyen Muhammet PINALOĞLU _____________________________________________________________ ANLATA BİLSEM... Düşün düşün bitmiyor hasretin, Bitsin artık bu özlem, sen hakettin. Sevgim sana sen gitmeyecektin, Seni çok sevdiğimi bilecektin. Düşündükçe içim sızlıyor, Bu gönlüm seni seviyor. Hayalin beni bırakmıyor, Sevgin beni zorluyor. Seni bir görebilsem, Sana bir an kavuşabilsem. Seninle seni yaşayabilsem, Aşkımı sana bir anlatabilsem, Ah ah bir anlatabilsem... Gurbetteki Hayat 12. 06. 1998 Ekleyen Muhammet PINALOĞLU _____________________________________________________________ KANIMSIN... Alıştırdın beni kendine, senden vaz geçemiyorum, Yoksun artık yanımda, sana gel diyemiyorum. Teselli edecektin ya beni, seni anlamıyorum, Eline dokunamıyorum ama, seni çok seviyorum. Nar çiçeğimsin anla artık beni, Seviyorum diyemiyorum, aşığım kırma beni. Ey sevgi dolu sevdiceğim, unutamıyorum seni Nafile dünyada yaşıyoruz, seviyorum bırakma beni. Bir can var seni bağrına basan, Elinde kalem seni yazıyor, seni çiziyor her an. Naz etme gülüm, benim içimdesin her zaman, Işık gibi doğdun içime, avutmuyorum kendimi hiç bir zaman. Muşerref günümüzü hatırlıyormusun, Kanımsın, canımsın, sende seviyorsun. Aşığım ben sana sende biliyorsun Neyleyim ben seni, benim içimde kanıyorsun. İlgi verdin şu halime, unutamıyorum seni Mazimize dönde bir bak, görürsün beni. Sebebim oldun artık benim, hissetmiyorum kendimi İstiyorum, arzuluyorum, özlüyorum pay biçilmez sevgini Ne olur artık kırma kalbimi, yabana atma sana olan yarım aşkımı. Kanımsın... Gurbetteki Hayat 07. 04. 1998 Ekleyen Muhammet PINALOĞLU _____________________________________________________________ ALTINTEPE DAĞINI Burası çok temiz Altıntepe dağı İsterdim, burda yaşamayı Şehirde geçse de ömrümün baharı, Unutamam, altın tepe dağını.
Bu yörede altın tepe dağı meşhurdur, Bilemezsin bu bir şuurdur Burda yaşayacaksın, bu bir gururdur Ben yaşadım, sende yaşa altın tepe dağını. Burdan baktın mı görürsün limanı, Yaşarsın ışıklı sahilini Yaşasan, altın tepe dağında, Anlarsın belki şiir yazanı. Hattime değil, bu yöre için şiir yazmak, Yaşadım gördüm, bir başkadır burda yaşamak İsterim geçse ömrüm burda, isterdim kalmak Sevmişim doğasını, gezmişim Altın tepe dağını. Gurbetteki Hayat 20.05.1998 Rize Ardeşen Armağan köyünden yol alınır, gezmeye gidenlere selam olsun sevgiyle kalın...
Ekleyen Muhammet PINALOĞLU
_____________________________________________________________
YÜCEHİSAR,,, Ey şan şeref dolu köyüm Atalardan bize kalan, güzel diyar Yeşilliğin bol özün dillerde, Yağmuruna, yeşiline, hasretim Yüce hisar. Ne insanlar yetiştirdin, yeşil diyar Ne umutlar getirdin, Yüce hisar Köyümde var, her meslekten yetişen, Özün dillerde, özün başka diyarlarda,Yüce hisar. Seni nasıl anlatayım ellere Anlatıyoruz, seni hasret çekenlere Sisini, yağmurunu, yeşilini, sevenlere Geliyorlar seni yaşatmaya Yüce hisar. Seni seviyorum sen benim özüm Senin yağmurunla sisinle doğmuşum Senin, karlı Patika yollarında, büyümüşüm Şan şeref dolu köyüm, Yüce hisar. Atalardan bize kalan (çığa) kalesi var Dünya biliyor, Türkiye yaşıyor, her kesin haberi var Kaleden baktın mı, görürsün, Pazar limanını Var mı senin gibi bir anı Yüce hisar. Anlat anlat bitmez senin özünü Yoktur senden başka, dünyaya sözüm Kalene, yağmuruna, sisine, yeşiline özüm, ŞAN şeref dolu köyüm YÜCEHİSAR Doğup büyüdüğüm köy Yüce hisar. Gurbetteki Hayat 04.05.1998
Ekleyen Muhammet PINALOĞLU _____________________________________________________________ SENDE SEVİYORSUN... Seni dinliyorum, seni anlıyorum Sende beni istiyorsun, biliyorum Bana gelmeye çekiniyorsun Beni istiyorsun sende seviyorsun. Sen kendince olgun bir hanım Sana yoktur sitemim bilesin Sende beni seviyorsun sevebilirsin Biliyorum aşıksın bana, sende seviyorsun. Senin kalp atışını hissediyorum Sende benim için kahroluyorsun Senin canın olmak için yaşıyorum Hayal kuruyorsun, beni sende seviyorsun. Senin için bir hayal değilim İstediğin her an karşındayım Üzülme senin canın olmalıyım Sende yaşıyorsun, sende seviyorsun. Gurbetteki Hayat11. 05. 1998 Ekleyen Muhammet PINALOĞLU yayla Resimlerdir yakmaya kıyamadığımız Yaylalardır,dönerken,ağladığımız Sevdalardır çekipte doyamadığımız Hepside hayatımız
Ekleyen barış okumuş
EŞİT DEĞİL Bir şehir var uzaklarda Taht kurulmuş gibi Gönlümü cezbetmeye yeter belki,ama Sen yanımda olmayınca neye yarar.
Hafiften bir rüzgar esti şimdi buralara, İçimdeki sıcaklığımı çıkardı,ama Sen yanımda olmayınca neye yarar. Buğulanmış yüreyimin ıslaklığını silen birileri var elbet; Yürümemi bekleyen yollayan yollarım var elbet; Yağmurun yağışını beraber seyrettiğim birileri var elbet;ama Sen yanımda olmayınca neye yarar. Güneş gibi parıldıyan gözleyen, O berrak bakışın, Ben seni göremeyince; Bu dünya neye yarar... Ekleyen yücel reisoğlu |